Aralık 29, 2023

Sınırlarım Ve Ben…

Sınırlarım ve ben.. 

 

İlişkilerde sınır koymak. Kulağa biraz sert ve sevimsiz geliyor haklısınız, zaten karşımızdaki kişilere “sana sınır koyuyorum” demenizi kimse önermez. Mesele sınırları nasıl belirleyeceksiniz ve bunu karşınızdakini kırmadan, hatta ve hatta onurlandırarak nasıl belli edeceksiniz? Sınırlar dediğimiz şey aslında ‘aman başkaları ne der?!’ ya da ‘aman üzülmesin kırılmasın yanlış anamasın beni!’ gibi zaman zaman bizi yıpratan, öz saygımızı ikinci plana attıran ve kaygı yaratan söylemlere birer panzehirdir.  Bize iyi gelir.  

Peki sınır koymak tam olarak nedir biliyor musunuz? Kendi duygu ve davranışlarımızın sorumluluğunu almak ve bir başkasının duygu ve davranışlarının sorumluluğunu almamaktır. 

Örnek: 

“Erkek arkadaşım arkadaşlarımla dışarı çıkmamı istemiyor çünkü kendini çok yalnız hissediyor, e ben de evde kalıyorum.” 

“Annem sürekli kızımı nasıl büyüteceğime karışıyor ama ben sesimi çıkartamıyorum üzülmesin diye.” 

Arkadaşım onunla buluşamadığım zaman bana kızıyor surat asıyor. 

Kocam işte zor bir gün geçirdiği zaman akşam bana patlıyor. 

Kızım 13 yaşında olmasına rağmen okul çantasını ben hazırlarım. 

Kardeşim karasız olduğu için onun yerine benim karar vermemi ister.  

Karım kıskanç yapıda olduğu için hiç arkadaşlarımla dışarda vakit geçiremem. 

 

Yukarda gördüğümüz her bir örnekte: zamanla ‘huy’ haline gelmiş olumsuz davranışın sorumluluğu alınmadığında ve karşıdaki kişi sınır koymadığında ortaya çıkan tablo.  

 

Halbuki sınır koymak, kendi zamanımızı, öz ihtiyaçlarımızı ve sağlığımızı korumanın en güzel yoludur, özgürlük verir. Sınır koymak, gerektiği yerlerde kimseyi kırmadan ihtiyacımızı belirtmektir. Kendi ihtiyacınızı bir şeyi neden yapamayacağınızı anlatmanın iyi ve saygılı bir yoludur. Hayır demek karsınızdakine hayır demek değildir , o andaki talebe hayır demektir, kişiye değil.  

Olumlu bir sınır koyma, ya da ‘hayır’ deme yolu: 

Ben bir iş arkadaşıma “hadi gel dışarda yemek yemeye gidelim” dedim, iş arkadaşım da “ah çok isterdim, ama diyetteyim kendi yemeğimi getirdim bugün, şu 3 kilomu vereyim, senle yemeğe giderim hemen.”   

Bu örnekte ne oldu, kişi kendi öz ihtiyacını belirterek neden yemeğe gelemeyeceğini karşısındakine sevgisini-saygısını hiç eksiltmeden belirtti. Aslında ‘hayır’ dedi, ama bu güzel cevapta ‘hayır’ kelimesi hiç geçmedi, karşıdaki hiç alınmadı, gücenmedi. Dediğim gibi, karşınızdaki ‘a bana sınır koydu’ diye anlamaz, onun ‘ihtiyacı’ diye algılar, ki zaten sınır dediğimiz şey kişisel ihtiyaçlarımızı belirtebilmek, bilinçli ve şefkatli bir şekilde korumaktır.  

 

Sınırlar bir yandan da öz güvenimizi arttırır çünkü sınır koyduğumuzda insanların bizden (istemli ya da istemsiz olarak) faydalanmasını ya da manipüle etme riskini çok aza indirgiyoruz. Başka insanların sorunlarını kendilerinin çözmesi için alan açıyoruz, gerçekten istemediğimiz şeyleri (tabi ki sorumluluklar ve zorunlu haller dışında) yapmaktan kurtuluyoruz. İnsanlar sizden neyi bekleyebileceklerini anlıyorlar ve arada muğlak kalan zayıf iletişim kanalları netleşiyor. Gereksiz argümanların içine çekilmiyorsunuz.  

İş hayatı olsun, aile ilişkileri olsun, arkadaşlık, romantik ilişki ve elbette evlilik olsun ‘sınırlar’ her yerde ilişkilerimizi sağlam tutmak, güvenli, doğru ve saygılı iletişimi mümkün kılmak, iletişim kanallarını açık ve akıcı tutmak, ve kendimizi toksik enerjilerden korumak için varlar, onları ufak ufak adımlarla hayata geçirebilirseniz hayatınızın her alanında farklılıklar ve olumlu değişimler göreceksiniz emin olun. 

 

 

 

 

 

 

 

Diğer Yazılarım

Daha Fazlasını Oku

Psikoterapi mi? Koçluk mu? 

Psikoterapi mi? Koçluk mu?    Terapi, psikolojik danışmanlık, psikoterapi kişinin akıl ve/veya ruh sağlığını ilgilendiren rahatsızlık ve hastalıkların teşhisine ve konuşarak kişiyi çeşitli terapötik yöntemlerle

Tamamını Oku